Clinical Characteristics and Socioeconomic Determinants of Unintentional Childhood Injuries: An Emergency Department PerspectiveFatih Cemal Tekin1, Demet Acar1, Cüneyt Uğur2, Berke YILDIRIM1, ibrahim keş1, Mustafa Nurullah Çekiç1, CANAN TEKİN3, Ayla Mollaoğlu1, MEHMET GÜL11Department of Emergency Medicine, Konya City Hospital, Konya, Türkiye 2Department of Pediatrics, Konya City Hospital, Konya, Türkiye 3Department of Family Medicine, Konya Numune Hospital, Konya, Türkiye
Background: Unintentional childhood injuries (UCIs) are a leading cause of morbidity and mortality among children globally, imposing significant clinical and economic burdens, particularly in low- and middle-income countries. Emergency Departments(EDs) serve not only as the first point of contact for such events but also as the initial entry point for non-fatal UCIs, which represent a hidden and more substantial burden on health services. The primary objective of this study is to comprehensively analyze the clinical and socioeconomic determinants and predictors of unintentional childhood injuries (UCIs) presenting to the emergency department. Based on the insights derived from these empirical data, the study further proposes a multidisciplinary and four-dimensional framework as a conceptual model to enhance systemic prevention and intervention strategies. Methods: This is a prospective and cross-sectional study. Data were collected using structured forms and digital medical records, covering demographic, familial, socioeconomic, and injury-related variables. Statistical analyses were performed to examine associations among risk factors, injury mechanisms, clinical outcomes, and mortality predictors. Results: Falls were the most common cause of UCI(49.8%), followed by traffic accidents(12.4%). Injuries most frequently occurred at home(43.6%), particularly in kitchens and gardens. Male patients constituted 62.7% of the cases. Statistically significant associations were observed between low maternal education, poor economic status, and higher Injury Severity Score(ISS). Multiple trauma(MT) was more common among children aged≥12 years and those with separated parents. Elevatedserum glucose (≥153 mg/dL) and glucose/potassium ratio (≥39.48) were identified as potential clinical markers for assessing mortality risk (p<0.001). MT, abdominal and thoracic trauma, and higher ISS were associated with increased mortality. Conclusion: Early identification of high-risk patients using clinical predictors such as serum glucose may improve treatment outcomes. Additionally, the frequent occurrence of head, upper, and lower extremity injuries in the ED indicates that these regions should be carefully examined for potential injuries. The tendency for thoracic and abdominal injuries to co-occur, as well as the higher prevalence of MT among patients with abdominal trauma—and the predictive value of abdominal injuries for adverse clinical outcomes—underscore the need for thorough evaluation of other systems and differentiated clinical monitoring in children identified with abdominal injury. Multidisciplinary and systematic prevention and treatment strategies that address clinical, socioeconomic, and environmental factors remain essential for reducing both the incidence and severity of such injuries. The multidisciplinary, task force-oriented approach proposed in this study—emphasizing the clear definition of roles—may offer significant improvements in this regard. Keywords: Emergency Medicine, Unintentional injury, Childhood trauma, Risk factors, Clinical prediction rule
Çocukluk Çağı Kazalarının Klinik Özellikleri ve Sosyoekonomik Belirleyicileri: Acil Servis PerspektifiFatih Cemal Tekin1, Demet Acar1, Cüneyt Uğur2, Berke YILDIRIM1, ibrahim keş1, Mustafa Nurullah Çekiç1, CANAN TEKİN3, Ayla Mollaoğlu1, MEHMET GÜL11Konya Şehir Hastanesi, Acil Tıp Kliniği, Konya 2Konya Şehir Hastanesi, Pediatri Kliniği, Konya 3Konya Numune Hastanesi, Aile Hekimliği Birimi, Konya
Amaç: Kazalar, çocuklar arasında dünya genelinde morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenlerinden biridir ve özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde önemli klinik ve ekonomik yükler oluşturmaktadır. Acil servisler (AS), bu tür olaylar için yalnızca ilk başvuru noktası olmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık hizmetlerine daha büyük ve görünmeyen bir yük oluşturan ölümcül olmayan çocukluk çağı kazalarının da ilk başvuru noktasıdır. Bu çalışmanın temel amacı, acil servise (AS) başvuran kazara çocukluk çağı yaralanmalarının klinik ve sosyoekonomik belirleyicilerini ve öngörücülerini kapsamlı bir şekilde analiz etmektir. Elde edilen bu verilerden yola çıkarak çalışma; sistemik önleme ve müdahale stratejilerini güçlendirmek adına, çok disiplinli ve dört boyutlu bir çerçeveyi kavramsal bir model önerisi olarak sunmaktadır Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, acil servise kaza nedeniyle başvuran hastaları kapsayan prospektif, kesitsel bir çalışmadır. Veriler; demografik, ailevi, sosyoekonomik ve yaralanmayla ilgili değişkenleri içerecek şekilde yapılandırılmış formlar ve dijital tıbbi kayıtlar kullanılarak toplanmıştır. Risk faktörleri, yaralanma mekanizmaları, klinik sonuçlar ve mortalite öngörücüleri arasındaki ilişkileri incelemek için istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular: Çocukluk çağı kazalarının en sık nedeni düşmelerdi (%49,8), bunu trafik kazaları (%12,4) izledi. Yaralanmalar en sık evde (%43,6), özellikle mutfak ve bahçelerde meydana gelmişti. Vakaların %62,7’sini erkek hastalar oluşturuyordu. Düşük anne eğitimi, kötü ekonomik durum ve yüksek Yaralanma Şiddet Skoru (ISS) arasında anlamlı ilişki saptandı. Multipl travmalar, 12 yaş ve üzeri çocuklarda ve ayrı ebeveynli olanlarda daha sık görülmekteydi. AS başvurusunda yüksek serum glukoz düzeyi (≥153 mg/dL) ve glukoz/potasyum oranı (≥39,48) mortalitenin potansiyel öngörücüleri olarak belirlendi (p<0,001). Multipl travma, abdominal ve torasik travma ile yüksek ISS artmış mortalite ile ilişkili bulundu. Sonuç: Serum glukozu gibi klinik öngörücüler kullanılarak yüksek riskli hastaların erken tespiti tedavi sonuçlarını iyileştirebilir. Ayrıca, acil serviste baş, üst ve alt ekstremite yaralanmalarının sık görülmesi, bu bölgelerin olası yaralanmalar açısından dikkatle incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Abdominal yaralanmaların kötü klinik sonuçları öngörmedeki rolü dikkate alındığında, torasik ve abdominal yaralanmaların birlikte görülme eğilimi ve abdominal travmaya sahip hastalarda çoklu travma prevalansının yüksekliği, abdominal yaralanması tespit edilen çocuklarda diğer sistemlerin detaylı değerlendirilmesini ve farklı klinik izlem ve takibi gerektirdiğini göstermektedir. Çocukluk çağı kazaları, sonuçları potansiyel olarak önlenebilir olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Klinik, sosyoekonomik ve çevresel faktörleri ele alan çok disiplinli ve sistematik önleme stratejileri, bu tür yaralanmaların hem insidansını hem de şiddetini azaltmak açısından önemini korumaktadır. Bu çalışmada, elde edilen klinik ve sosyoekonomik bulgular ışığında önerilen görev gücü odaklı çok disiplinli yaklaşım, çocukluk çağı yaralanmalarının yönetiminde sistematik ve etkin bir iyileştirme sağlayabilir Anahtar Kelimeler: Acil tıp, Kazalar, Çocuk travmaları, Risk faktörleri, Klinik tahmin kuralı
Corresponding Author: Fatih Cemal Tekin, Türkiye
|
|